erkek kuvveti

Antalya`ya gittiydim. Bizim asker arkadaşı nihat`la öğlenden başlayarak içtik, içtik. Akşama doğru, ulan dur sana bir karı siktirecem, dedi. Öyle bir karı ki, o da kendine orospu demez, tadına baksan sen de demezsin. Öyle temiz ve masum görünüşlü ki, diye ballandıra ballandıra anlattı. Bir şirkette sekreter olarak çalışıyor, arada bir azdıkça iş yapar. Çok hoşuna giderse para da almaz. Ama mutlaka tanıdık bir olmalı arada. Dur şimdi işten çıkacaktır, başkası kapmadan ayarlıyayım, dedi. Benim ufaklık bunu duyunca hareketlenmişti. Sen siktin mi bunu daha önce dedim. Geçen sene bir kere bizim eve götürmüştüm, ama biraz oynaştıktan sonra kalktı, gitti, diye cevap verdi nihat. Oynaşmayı sevmezmiş meğer. Bana erkeğin kuvveti lazım. Kendimi okşamayı, oramı parmaklamayı ben de bilirim, demiş nihat`a. Erkek dediğin    altına alacak, kanırta kanırta sikmeden bırakmayacak, demiş. Erkek dediğin vahşidir, altına yattığına pişman olursun. Ne bu böyle öp, yala, yeter be.. Demiş. Kalkmış, gitmiş. İyice tahrik olmuştum. Tabi oolum, dedim. .    Beni arıyor bu kaltak. Ara şunu da gerçek erkek neymiş görsün bakalım, dedim. Nihat hemen telefona sarıldı. Randevuyu ayarladı. Biz evine gidip bekleyecektik. Anahtar posta kutusundaymış. Evde kalan diğer kız arkadaşı gecikecekmiş. Ama elimizi çabuk tutarsak o gelmeden işi bitirmiş olacaktık. Yol boyunca nihat`a övgüler yağdırdım. İşte arkadaş böyle olurdu.    Kendi sikemediği karıyı bana veriyordu. Yabancıya gitmesin oolum, dedi. Hem senin yarrağın benimkinin iki misli. Askerdeyken herkes çaktırmadan seninkine bakmaya çalışırdı. O orospu yarrak görsün, belki bize de bir şeyler düşer, diyordu. Eve gittik, kapıyı açtık. Salondaki kanapeye yayıldık. Bir    yandan da buzdolabında bulduğumuz biraları yuvarlıyorduk. Neşemizi bulmuştuk. Birazdan kapı anahtarla açıldı. Ve salona 18-19 yaşlarında bir esmer bomba düştü. Mini etekli, uzun siyah saçlı, küçük ama dolgun göğüslü, bebek yüzlü bir kızdı özlem. Orospu olduğunu bilmesem, o dakka aşık    olurdum. Belki de olmuştum. Şaşkına dönmüştüm. O da şaşırmış görünüyordu. Sonra, na`ber nihat, dedi, onun yanağına küçük bir öpücük kondurdu. .    Nihat sırıttı, özlem`i öperken bana göz kırptı.Kızın kucağında bir yiyecek torbası vardı. Boştaki elini uzattı, tanıştırıldık. Hafif gergin bir ortamdı.    Ben şunları mutfağa bırakayım, diye uzaklaştı. Giderken, “didem henüz gelmemiş galiba” diye seslendi. Nihat da ona “yok buralarda, gecikecek galiba”    diye ses verdi. Hemen bana dönüp, “lan bu didem gelmeden .    şuna hemen giriş, yoksa bu iş yarım kalır” dedi. “İlk başta azıcık nazlanır, ama dedim ya sert işten hoşlanıyor, direk sikişe geç, ilah olursun, daha senden başkasına vermez” diye beni doldurdu. Ben yan odaya geçiyorum, dedi. Kotum, sikimi iyice sıkıştırmaya başlamıştı. Fermuarımı açtım, kilotumun içinden çıkardım. Başı alev alev yanıyordu.    Elimi tükürükleyip söyle bir sıvazladım. Özlem`in mırıltısını duyunca sikim karnıma doğru uzamaya başladı. hatun şarkı söylemeye başlamıştı. Bir türlü gelmiyordu. Pantolonumu ve kilotumu çıkarıp rahatladım. Sikimi sıvazlamaya devam ettim. Kılıç gibi olmuştu. Özlemi kılıçtan geçirmeye karar verdim ve mutfağa yöneldim. Buzdolabının kapısında eğilmiş alt rafları siliyordu. Saçmalama, gel buraya, bak seni ne bekliyor, diye seslendim. Döndü, sustu. Korkmuş gibiydi. “Hadi indir şunu kaltak” diye bağırdım. Sikim elimdeydi ve kafayı iyice kaldırmıştı. Onun çömeldiği yerden çok haşmetli görünüyor olmalıydı. Bir şeyler    söylemeye çalıştı, ama sadece bir çığlık atabildi. Ayağa kalkkar kalkmaz onu belinden kavradım. İnce beli kuvvetli kolumun içinde kırılacak gibiydi. “Seni altıma alacağım ve kanırta kanırta geçirip delirteceğim” dedim. “Altıma yattığına pişman olacaksın”. Kendimden geçmiştim, sürekli bağırıyordum. Özlem ise sadece “dur, yapma” dan başka bir şey diyemiyordu. Üstündeki askılı tişörtü ve sütyenini parçalayarak çıkarıp, yerdeki halını üstüne devirdim. Hemen kollarını    iki yana açıp bacaklarını araladım. Korkudan ve heyecandan titriyor, hala, yapma, dur, yapma diye haykırıyordu. Arkamda, mutfak kapısının orada nihat`ın    sırıtışını hissettim. Dönüp baktığımda, eliyle devam et, hareketi yapıyordu. Özlem altımda çırpınmaya başlamıştı. Yarrağımdan ürktüğü belliydi. Eteğinin altından kilotunu da parçalayarak bacaklarını bacaklarımla bastırdım. Pembe amını ve şekillendirilerek alınmış kıllarını gördüm. Az daha boşalacaktım. Ama o hala haykırıyor, çırpınıyordu. Nihat,    yardım et, bakireyim, diye seslendi. Bir an kararsız kalıp nihat`a baktım. Hala sırıtıyor, halinden memnun görünüyordu. Siktir et, hep böyledir, gibisinden bir hareket yaptı. Bacaklarımın ve belimin tüm kuvvetiyle yüklendim. “Demek erkeğin kuvvetini seviyorsun, ha, kaltak!” diye bağırdım. Amı daracıktı,    sikimin ucunda hafif bir sızı duydum. Girmiyordu. Geriye çekilip, amına okkalı bir tükürük fırlattım. Kollarını ve bacaklarını iyice bastırıp yeniden yüklendim. Yeri göğü inleten bir feryatla karşılık verdi özlem. Rahatça yarrağımın yarısına kadar soktum. Daha fazla gitmiyordu. Özlem hala çığlık    atıyordu. Ulan bu bakire be, diye nihata seslendim. Ko gitsin lan, artık değil dedi. Sıcacık amı sikimi sarıyordu. Özlem hem    bağırıyor, hem daha fazla istiyordu. Meme uçlarının irileşmesinden ve kalçasının hareketinden bunu anlıyordum. Önüne baksam kan göreceğimi biliyor, ama bakmıyordum.    Galiba biraz da boşalmıştım, ama hala kılıç gibiydim. Bedenimin bütün ağırlığıyla abana abana, tadını çıkara çıkara, çığlıklarını, haykırışlarını dinleye dinleye, memelerini, karnını, kasıklarını eze eze, siktim kızı. Uzun, uzun siktim. .    Nihat otuzbire asılmış, en az iki posta atmıştı. Bir yandan    da seni ele yar etmem, madem bana vermedin, arkadaşıma bozdururum seni, işte böyle diye söyleniyordu. İki posta da salondaki kanapede siktikten sonra, bacaklarım titreyerek özlem`in üstünden kalktım. Evet, erkek kuvvetiyle ilk tanışmasıydı, ama son olmayacaktı. Benden sonra nihat onu eline    alır diye düşünmüştüm, ama öyle olmadı. Nihat didem`den çekiniyordu. Didem onun nişanlısıydı, ama özlem`de de gözü vardı. Özlem`in başkalarıyla flört    etmesine dayanamamış, çareyi onu benim altıma yatırmakta bulmuştu. Son sözü özlem söyledi. Bana böyle güzel bir yarrak getirdiğin için saol,    diyordu nihat`a, yarrağımı diliyle temizlerken. Artık bunun bir numara küçüğü bile olsa aha şurdan içeri almam.. Bir yandan da nihat`ın ufaklığa küçümsercesine bakıyordu.Gönderen: hoyrat
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 353 5157 37 08

Bir cevap yazın